BOŞLUK - 2


Size apartman boşluğuna düşen kuşu kurtarma operasyonumu anlatmış mıydım? Havalandırması tuvalet ve banyoya, penceresi antreye açılan bir apartman boşluğum var. Bir sabah, bu evde oturmaya başladığımdan beri duymadığım bir kumru sesi ve kanat çırpma, hatta çırpınma diyebileceğim, çok yakından gelen bir sesle uyandım. Antre penceresinden görebildiğim kadarıyla boşluğa bir kumru düşmüştü ve ordan oraya uçup boruların üstünde tünemeye çalışıyordu. Çatıda rahatça çıkabileceği bir açıklık göremediğim için çıkıp çıkamayacağını bilemedim. İşim vardı, dışarı çıktım. Döndüğümde çırpınmalar durmuş, sakin bir guguk sesiyle yorgun, boruda oturuyordu. Ertesi sabah yine kanat sesiyle uyandım. Bir sonraki sabah ve bir sonraki sabah da... Çıkamıyordu. Ölmesin diye pencerenin kenarına su, ekmek koydum, biraz ekmek de aşağıya bıraktım. 'Pencereden içeri alsam evden çıkarabilir miyim?' diye düşündüm, olmadı. Ev sahibine haber verdim, tatildeymiş. Orda ölmesine izin vermek fikri, yapabilecek bir şey bulamamak, eve alıp sonra nasıl çıkaracağımı bilememe derken, her gece vicdan azabı ve onun guguklama sesiyle uyudum.  Pencere yüksekte olduğu için aşağı bıraktığım ekmekleri göremiyordum ama pencerenin önüne koyduklarımı seçebiliyordum. Ekmekleri yiyip yemediğini kontrol ederken parmak ucuma yükselip bakınca gördüm ki bir değil iki tane kuş vardı karşımdaki borunun üzerinde. Demek en baştan beri iki tanelerdi ve ekmekleri günlerdir aç kalmış iki kuş gibi bitirmeye kalkmamış, ucundan dokunup bırakmışlardı. Hala ölmediklerine göre yem bulabiliyor, yani girip çıkabiliyorlardı. Yani aslında oraya yuva yapmışlardı. Belki yumurtaları aşağıda bir yerde duruyordu. Yani kurtarılacak bir şey yoktu. Sonraki 10 gün sonra sesleri kesildi, gittiler.
Sanirim 2-3 ay gecti simdi yine boşlukta kuş sesleri var. Belki de aynı çift. Bir kaç gündür ordalar. Kurtarılacak bir şey yok. Kendimizi kurtarıcı sanmamızın kendisi, kurtarılması gereken şeyler doğuruyor. Yoksa kurtarılacak bir şey yok. Her şeyin yolunda olduğuna inancımız azaldıkça, farklı şekilde olmalıydı, değiştirmeliyim dedikçe, olanı kabul halinden çıkıp senaryonun oyuncusu değil yönetmeni olduğumuzu zannettikçe çabaya düşüyoruz. Kurtarılacak bir şey yok. Boşluğa düşen kuş kendimiz olduğumuzda da oraya aslında yuva yapmaya girdiğimizi unutuyoruz. Orda bir ihtiyacımız var, orda aradığımız bir şey var, o boşlukta korumaya çalıştığımız bir şey var. Her boşluk geçici bir yuva gibi kuluçkadan çıkana kadar evimiz. Kurtarılacak kimse yok. Ordaki ihtiyacımızı görmediğimiz için boşlukta çırpındığımızı sanıyor, kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Kurtarılacak kimse yok. Sadece girdiğin yerden geri çık. Kuluçka bitti.

Yorumlar